Bilim

Türkiye, Akademide Kadın – Erkek Eşitliği Konusunda Dünya Birincisi!

Beğendim
Beğendim Bayıldım Haha Süper Üzüldüm Kızdım
1
Dünyanın seçkin üniversitelerindeki akademik personellere yönelik yapılan bir araştırmada, kadın – erkek bilim insanlarının en eşit olduğu ülke Türkiye. Araştırmanın sonuçları 2013 yılında yayınlansa da yenisi yapılmadığı için rakamlar güncel sayılıyor. Ülkemizi iyi haberlerle anmak isteyenler, hoş geldiniz.

Eğitim, sanayi ve teknoloji üretimi konusunda dünya ülkelerinin arasında pek de iç açıcı raporlar görmüyoruz. Nitekim bu durum, ülkemizin uluslararası camialardaki temsiliyetini bütünüyle olumsuz göreceğimiz anlamına gelmiyor. Prestijli bir akademik kuruluş olan Thomson Reuters’ın 2013 yılında gerçekleştirdiği bir araştırma, akademik dünyada görev yapan kadın ve erkek bilim insanlarının eşitlik durumunu ortaya koydu.

Akademik kadın – erkek eşitsizliğinin ülkelerin gelişme durumlarıyla ilişkili olmadığı net bir şekilde anlaşıyor. En büyük üniversitelerin bulunduğu en gelişmiş ülkelerde bile kadın – erkek bilim insanları arasında eşitsizlik had safhada. Üstelik bu araştırma, dünyanın en iyi 400 üniversitesinden alınan verilerle düzenleniyor. Elde edilen Küresel Cinsiyet Endeksi’ne göre akademik personellerdeki cinsiyet dağılımı analiz edildi. Elbette erkekler, akademide de kadınlardan daha çok göreve sahip olmuşlar. Beklenen, şaşırtmayan, fakat dünyanın en gelişmiş üniversiteleri söz konusu olduğunda endişelendiren bir durum.

Bilimi yönlendiren çalışmalarıyla, dünyayı değiştiren akademilerin olduğu ülkelerdeki kadın personel yüzdesi şöyle:

  • Japonya: %12.7 kadın personel
  • Tayvan: %21.3 kadın personel
  • İngiltere: %34.6 kadın personel
  • ABD: %35.9 kadın personel
  • İsveç: %36.7 kadın personel
  • Norveç: %31.7 kadın personel
  • Danimarka: %31 kadın personel

Türkiye’deki kadın akademik personel oranı ise %47.5!

Rapora ilişkin sunulan detaylara göre bu oranla Türkiye, dünyanın ilk sırasında yer alıyor. Yani ülkemizdeki bilim camiasında kadınlar, dünyanın herhangi bir ülkesinden daha çok görev alıyorlar. Evrim Ağacı, sonuçlara ilişkin bağlantı kurduğu İTÜ akademisyeni Gülsüm Soyamer’den şöyle bir cevap alıyor:

“Türkiye’deki üniversitelerde kadınların öne çıkmasının tarihi ve kültürel nedenleri mevcut. Buna rağmen, kadınlara devam eden destek şart. 19. yüzyılın sonlarında dağılmaya başlayan Osmanlı İmparatorluğu, giderek artan sayıda kadın özgürlüğü hareketlerine sahne oldu. 1923 yılında kurulan cumhuriyetin ilk cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk, akademide ve memuriyette kadınlara eşit haklar vermeyi garanti etti. Cumhuriyet yıllarında açılan ilk üniversiteler, kadın öğrencileri almak için özel bir çaba sarf ettiler. Bazıları, Atatürk çağında kadınların “yedek asker görevi gördüğünü ileri sürdüler. Çünkü 1. Dünya Savaşı’nda dökülen kanlar nedeniyle üst düzey erkek bulmak zorlaştı. Dolayısıyla kadınlar göreve çağrıldı. Sonradan gelen Türk kadını nesilleri, bu cumhuriyetin kurulma mücadelesini şükran ve gururla andılar. Dolayısıyla kadınların erkeklerden düşük seviyeli olduğuna hiç inanmadılar. Hangi alanı seçerlerse seçsinler başarılı olabileceklerini biliyorlardı. Ayrıca Türkiye’nin geniş aile geleneği de akademideki kadınlara yardımcı oldu. Çocuk sahibi olsalar bile, ailelerinin desteğiyle kısa sürede akademiye dönüş yapabildiler. Kampüslerimizin birçoğunda anaokulları, ilk ve orta okullar bulunuyor. Bu, hayatımızı kolaylaştırıyor, esnek çalışma saatlerine sahip olabilmemizi, bunu yaparken kariyerimizi sürdürebilecek şekilde organize olabilmemizi sağlıyor.”

Her şey güzel, ancak kadın akademik personellerin üniversitelerin yönetimlerinde görev alma oranları ne kadar? Hemen söyleyelim: Ülkemizdeki rektör yardımcılarının sadece %7’si kadın. Bu kadar çok kadın personele rağmen yönetimde çok az sayıda kadının adı geçiyor.

Söz konusu 400 üniversitenin kadın personel dağılımı ise %33.7’lik bir paya sahip. Türkiye, %47.5 ile ortalamanın çok üzerinde bir orana sahip. Lakin bu kadın personeller, aynı oranda yönetimde söz sahibi değiller.

Beğendim
Beğendim Bayıldım Haha Süper Üzüldüm Kızdım
1
Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

En Çok Okunanlar